Euractiv Ulusal Ölçekli Avrupa

Pelin Musabay

ARI Hareketi misyonunu Türk gençliğine çağdaş bir gönüllülük anlayışını yerleştirmek ve katılımcı demokrasiye teşvik etmek, konu bazında sivil toplum anlayışını güçlendirmek, sosyal-siyasal alanlarda değişimi sağlamak olarak belirlemiştir. Bu misyon doğrultusunda ilk tohumlarının atıldığı 1994 yılından itibaren ARI Hareketi Türkiye’nin AB yolculuğunu yakından takip etmiş ve bu yolculuğa birebir katkıda bulunmuştur. Türkiye’nin AB üyeliğinin bir hayal olmadığına inan ve bu doğrultuda Türkiye’nin AB’yi ve AB’nin de Türkiye’yi anlaması gerektiğini düşünen ARI Hareketi,Brüksel’de temsilcilik açmış, 7’den 70’e Türkleri AB konusunda bilgilendirmek için AB fonlarından da yararlanarak projeler gerçekleştirmiş ve anket çalışmaları ile AB konusunda Türk halkının nabzını düzenli bir şekilde yoklamıştır.

Arı Hareketi tarafından aday gösterilen Pelin Musabay Galatasaray Üniversitesi (GSU)Uluslararası İlişkiler Bölümü’ne girdiği 2002 senesinden itibaren AB ile ilgili projelerin içinde aktif olarak yer almıştır. Mensubu olduğu ve başkanlığını da bir dönem yürüttüğü GSU Uluslararası Hukuk ve Diplomasi Kulübü çerçevesinde Pelin Musabay, sözkonusu kulüp tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Türk kamuoyunun AB kurumları ve politikaları hakkında bilgilenmesine yönelik AB Eğitim Programları’nın planlanmasında ve yürütülmesinde önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca, Pelin Musabay Türkiye’de ilk defa aynı kulüp tarafından organize edilen, geleceğin Avrupalı liderlerinin belirlendiği ve AB kurumlarının birebir simüle edildiği EUFORUM adlı etkinlikte 2004 yılında “Geleceğin Avrupa Delegesi Ödülüne” layık görülmüştür.
CNN-Türk Söz Sizde programı başta olmak üzere çeşitli TV programlarında AB ve Türkiye’nin ortak paydalarda nerelerde buluşturulabileceği ve bu konuda gençlerin neler yapabileceği ile ilgili görüşlerini dile getiren Pelin Musabay 2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi Avrupa Çalışmaları Merkezi ile AB İletişim Grubu tarafından düzenlenen ve 17 Aralık 2004’te AB’den müzakere tarihi alınmasında etkili rol oynayan Almanya, Belçika, Hollanda nezdinde lobi faaliyetleri çalışmalarına da katılmıştır.
2006 yılında AB Erasmus Değişim Programı kapsamında bulunduğu Belçika’da Tüsiad Belçika Temsiliği’nde staj yaptığı sırada Pelin Musabay, ARI Hareketi ve Tüsiad’ın ortaklaşa düzenlediği AB Parlamentosu’nda gerçekleşen “İlk Türk Oturumu”nda yorumcu olarak yer almıştır. Sözkonusu toplantıda Türkiye’nin ilkeli bir şekilde yürüdüğü AB yolunda Türk gençlerinin geliştirebileceği stratejiler ve uygulayabileceği somut katkılar konusunda görüşlerini dile getiren Pelin Musabay, Türkiye’ye dönüşünde AB Genel Sekreterliği’nde staj yaparak AB\’ne proje yazımı konusunda da eğitim almıştır.

Kurucuları arasında yer aldığı ve hala Genel Sekreterliğini yürüttüğü Türk Avrupa Atlantik Gençlik Komitesi (YATA-TÜRK)’nin 2005 yılından günümüze kadar olan projelerinin AB boyutunun olmasına dikkat eden Pelin Musabay, tam üyelik perspektifinde olan Türk-AB ilişkilerini “Tango”ya benzetmektedir. Nasıl tango için birbirini tanıyan anlayan iki taraf ve bu iki tarafın muazzam uyumu gerekiyorsa, \”Türkiye ve AB tangosunda\” da tarafların birbirini daha iyi anlaması ve ona göre hareket etmesi gerekmektedir. Bu ahengin yakalanabilmesi için de Türkiye’de AB’yi anlamaya yönelik çalışmaların artmalı ve çalışmalar sonucunda belirlenecek geleceğin liderleri genç kanaat önderlerinin AB siyasetçileri, teknokratları ve halkaları ile birebir temasa geçmelidir. Kamu Diplomasisi konusunda bitirme tezini yazan Pelin Musabay’a göre “daha gelişmiş, refah düzeyi yüksek ve güvenli bir Avrupa ve Dünya için Türk gençleri arasındaki AB rüzgârının tekrar esmesi gerekmektedir. Müzakere tarihi alınmadan önce Türk gençlerinin aktif olarak yer aldığı daha fazla AB ile ilgili proje bulunmaktadır. AB müzakerelerinin teknik anlamda ilerlemesi Türk gençlerinin ulusal ve uluslararası alanlarda hazırlayacağı projelerle hızlanacaktır. İşte bu nedenle, gün inisiyatif alma ve yeni projeler geliştirme günüdür. Bugünün gençleri yarının liderleridir. O nedenle bugün ortak bir Avrupa için atılacak her adım aslında kendi geleceğimiz için bir yatırım olacaktır.”

Author :
Print